"kastamonu efsaneleri" etiketli yazılar:

Şaban-ı Veli Efsanesi – Kastamonu

 Ersin
 4 Nisan 2012
şabanı veli

Şaban -ı Veli küçük yaşta ana babasını yitirmiş iyi yürekli bir kadın onu yanına almıştır.Mahalle Mektebi’ni bitiren Şaban İstanbul’a gidip bilgisini geliştirmek için kadıncağızdan izin alır.Yollara düşer.İstanbul’da bir medreseye girer.Tüm zamanını okumakla geçirir.Kendini ilme verir.Sürekli bir arayış içindedir.Ona yol gösterecek düşüncelerini aydınlatacak birine gereksinme duyacaktır.sıkıntılı gecelerin birinde bir ses duyar.”Sılaya dön,kurtuluş oradadır.” Ertesi gün birkaç mollayla yola çıkar.Önce Bolu’ya uğrayıp övgüsünü işittiği Hayreddin Tokadi’yi ziyarete gidecek oradan Kastamonu’ya dönecektir.Bolu’da Tokadi’nin Dergahı yanında konakladıklarında zikir sesleri mollaları çeker.Gitmek isterler.:Şaban Veli: “Onların [...]

 1.012 kere okundu.

Kastamonu Adının Efsanesi

 Ersin
 4 Nisan 2012
kastamonu-kalesi

Bir gün Bizans hükümdarı, yorucu bir mücadeleden sonra birkaç Türk askerini esir almış ve onları Kastamonu Kale’sindeki zindana attırmış. Bizans hükümdarının “Moni” adında güzeller güzeli bir de kızı varmış. Güzeller güzeli Moni zindana atılan Türk askerlerinden birine gönlünü kaptırıvermiş. Güzeller güzeli Moni, ne yapıp etmiş, onun aşkıyla yanıp tutuşur bir vaziyette gecenin bir yarısı kalenin anahtarını aşık olduğu Türk askerine vererek, askerlerin kaçmalarına sebep olmuş. Durumun farkına varan Bizans hükümdarı, güzeller güzeli kızı Moni’yi saçından kavramış ve Kalenin arkasındaki uçurumun [...]

 3.408 kere okundu.

Bayraklı Sultan Efsanesi – Kastamonu

 Ersin
 4 Nisan 2012
bayraklı sultan

Bayraklı Sultan ,Kastamonu Kalesi’nin batı burçlarında bir yatır türbesidir.Kastamonulular buraya mum yerine bayrak dikerler.Buna ilişkin anlatılanlar şöyledir: Kastamonu Kalesi Selçuklular’ca kuşatılmıştır.Kuşatma uzamış yiğitlerin sabrı tükenmiştir.Günün birinde toplanır karar alırlar:Ertesi gün güneş doğmadan kaleye saldırı düzenlenecek ,ne olursa olsun kale alınacak,bayrağı kaleye ilk diken yiğide armağan edilecektir. Ertesi sabah zorlu bir saldırıya girişilir.Öğleye doğru savaş iyice kızışmıştır.Bu sırada ünlü yiğit Yunus Mürebbi Haykırır:”Ardımdan gelin,Beni kollayın.bu kaleye sancağı ilk ben dikeceğim.” ok gibi fırlayıp elindeki ipi burcun sivri dişlerine takar,kaşla göz arasında [...]

 1.016 kere okundu.
Sayfalar1