Edige Destanı


Altınordu Hanlığına ait bu destanda Hazar denizi kıyısında olan bu hanlık Timurlular tarafından nasıl çöktüğünü anlatmaktadır. Devletin nasıl ayakta tuttuğunu anlatan bu destan nasıl ayakta tuttuğunu ve gelen saldırılara karşı nasıl mücadele ettiklerini göstermektedir. İlk olarak 1820 yılında kaleme alınan bu destan günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.  Edige Destanı devleti ayakta tutabilmek bir çok düzenleme ve yenilikler getiriken devlet yine bunlara dayanamamış ve porno her geçen gün daha da güçsüz hale gelmeye başlamıştır. Kazak ve Kırgızlar tarafından benimsenen bu destan Alp Er Tunga destanı ile birlikte en çok tercih edilen destanlar arasına girmeyi başarmış ve bu sayede bir çok kişinin hayranını kazanmıştır. Timurlular çok büyük saldırıya hazırlanmak üzeredeyken bunları savunama veya saldırı olarak yenemeyeceğini bilmesinden dolayı onları içten feth etmek istemiz ve onların saray içerisinde bulunan karmaşasını fırsat bilerek bu sayede devletinde daha uzun ömürlü olmasını sağlamıştır. Ancak bu düzeldikten sonra Timurluların yaptıkları saldırılara daha fazla direnememiş ve günümüze Edige Destanı olarak yazılmıştır.