Ani’nin Yıkılışı Efsaneleri – Kars


Ani Nuşirevan’dan sonra Müslümanların, bir süre sonra da Kıllı Ohan adlı bir Ermeni Kralının eline geçer. Kıllı Ohan çok zalim bir kraldır. En ufak bir nedenle ortalığı yakar, yıkar, insanları öldürür. Böylece zamanında bayındır bir şehir olan Ani yıkıntıya döner. Kıllı Ohan’ın koyduğu yasalara göre kentte evlenen gelini önce krala getirecek, kral onunla bir gece geçirdikten sonra eşine verilecektir. Bu yasa Müslümanlara çok ağır geldiğinden ne oğlan evlendirir nede kız götürürler. Günün birinde şehrin ileri gelenlerinden Odabaşıoğlu ölmeden oğlunu evlendirmek ister. ‘Nasıl olsa bir çaresini bulurum” düşüncesiyle toy — düğün kurar. Oğlunu güzel bir kızla evlendirir. Kayınvalide gerdek odasını hazırlamıştır. Ocak yakılmış, rafa mayalı hamur konmuş, yeni doğan kuzuyla anası da odaya alınarak önlerine su ve taze ol konmuştur. Bu sırada Odabaşıoğlu’nun oğlunu evlendirdiğini duyan Kıllı Ohan hazırlanmış, kızı beklemektedir. Gece olduğu halde gelinin gelmediğini görünce öfkelenir. Adam gönderip Odabaşıoğlu’nu çağırtır.

Oğlu, geline karşılık tüm servetini ortaya koyarsa da Kıllı Ohan’ı razı edemez. Odabaşıoğlu’nun direndiğini gören kral meydanda asılmasını buyurur. Odabaşıoğlu idam sehpasının yanında ayağını yere vurarak haykırır: “Ey Ani, bu zulüm ile yaşayacağına bat, yıkıl.” Daha sözü biterken şehrin altı üstüne gelir.

Aradan yıllar geçer IV. Murat döneminde baş kaplan olan Murat Reis , son çıktığı seferden dönmüş, padişahın sofrasına konuk olmuştur. Başından geçen ilginç olayları anlatırken Serendip Denizi’nde gördüğü bir ejderhadan söz eder. Ejderha, günde üç kez denizden çıkıp ormandaki filleri yutmaktadır. IV. Murat buna inanmaz öfkelenir. Murat Reis üzülmüştür. Şehzade ve sır katibiyle aynı yere gidip, onların da olanları gözleriyle görmesini önerir. IV. Murat kabul eder.

Serüvenli bir yolculuktan sonra Serendip’e varıp Murat Reis’in anlattıklarının gerçek olduğunu görürler, gördüklerini seyir defterine yazıp, mühürlerler. Oradan ayrılacakları sırada çapayı bir türlü attıkları yerden kurtaramazlar. Murat Reis dalıp ne olduğunu anlamak ister. Biraz derine indiğinde, kuru bir düzlük görür. Düzlükte üç kaili bir ev vardır. Çapa evin pencerelerinden birine takılmıştır. Çapayı kurtarmaya çalışırken genç bir adam onu içeri buyur eder. Odada ocak yanmakladır. Rafta mayalı hamur, yeni doğmuş bir kuzuyla anasının yanında su ve ot bulunmaktadır. Delikanlı karısına seslenerek konuğa yiyecek getirmesini söyler. Bu arada çok meraklanan Murat Reis delikanlıdan gördüklerini açıklamasını ister. Delikanlı Odabaşıoğlu’nun oğludur. Ani , alt üst olduğunda kendisini karısıyla birlikte bu evde bulmuştur.

Delikanlının hala Kıllı Ohan’dan korktuğunu gören Murat Reis, artık böyle bir kişinin yaşamadığını söyler. Bu arada karısı gemidekiler için kırk, padişah için yedi ekmek yapmıştır. Murat Reis bunları alarak gemiye döner. Başından geçenleri anlatır. İstanbul’a vardıklarında IV. Murat başlarından geçenleri ilgi ile dinler. Murat Reis söylediklerinin kanıtı olarak ekmekleri verir. Ekmekler, aradan aylar geçmesine karşın taze ve fırından yeni çıkmış gibi sıcaktır.