Search results: "efsaneler"

tortum-golu_dadas25.net_

Tortum Gölü Efsanesi – Erzurum


Erzurum Tortum ilçesinde bulunan Tortum Gölünün güzel bir efsanesi halk arasında şöyle anlatılır..
Tortuma bağlı Uzundere Hars (Uludağ) köyünden bir çoban sürüsünü otlatırken, kulağına gaipten bir ses gelir…
— Geliremmmmmm …
Çoban şaşırır, sağına soluna bakar, hiç kimseyi göremez. Kendi kendine vehimlendiğini sanır. Akşama kadar bekler ve köyüne döner. Çoban ertesi gün yine aynı yerde aynı sesi bir kere daha işitir. Yine kimsecikler yoktur. Bu hadise üçüncü günde aynen tekrarlanınca çoban köyün büyüklerine konuyu açmak ister, konuşur. İçlerinden gün görmüş bir yaşlı köylü çobana derki:
— Evladım, yarın da aynı sesi yine işitirsen, “Gel bakalım ne yapacaksın!” de bakalım ne olacak…
Dördüncü gün çoban ihtiyar köylünün dediğini yapar. Sesi işitir işitmez başlar bağırmaya:

-“Gel bakalım gel bakalım ne yapacaksın…”
Çoban bu sözleri söyler söylemez eteklerinde sürüsünü otardığı dağın yarısı kopar ve aşağıdan akmakta olan Tortum Çayının önünü kapatır. Böylece bir tarafta göl meydana gelir, diğer tarafta da kayalardan taşan su Tortum Şelalesini meydana getirir.

erzurum balikli gol efsanesi

Ilıca Söğütlü Köyü Balıklı Gölü Efsanesi – Erzurum


Erzurum Ilıca ilçesi güneyinde ilçeye yakın 5-6 km uzaklıkta Söğütlü Köy’ünde Balıklı bir göl vardır.

Bu gölde Anadolu’nun fethi sırasında buradaki Türk Akıncılarının savaşta su içerken arkalarından vurularak şehit oldukları ve Allah tarafından balık oldukları söylenmektedir.

Bir gün, köyden bir adam gölde tuttuğu balıkları eve getirir ve karısına balıkları kızartmasını söyler. Söyler ama bu balıklar balık değil balık gibi görünseler bile her biri Allah tarafından balığa çevrilen şehit akıncılar. Kadın balıkları tavaya koyar ve kızarmaya başladığında, kızaran balıklar tavadan kaybolur. Adam ve karısı gördükleri durum karşısında hayrete düşerler ve kendilerini korkudan dışarıya atarlar ve göle kadar giderler.

Kızartmaya çalıştıkları balıklar sırtları kızarık şekilde gölde yüzmektedirler. O günden sonra bu balıklar kutsal sayılır ve hiç kimse bu gölden balık tutmaz. Göldeki balıkların her birinin muhtelif yerleri yanık gibidir. Bunun tavadaki kızarıklıktan ileri geldiği söylenir. 

hodulbaba karadag

Hodul Baba Efsanesi – Karaman


Zamanın birinde, Larandede(Karaman) üç çocuklu bir aile yaşarmış. Evin büyük oğlu ve ortanca oğlu ticaretle uğraşırmış. Büyük oğlan ayakkabıcı, ortanca oğlan ise alavereyle uğraşırmış. Evin küçük oğlu olan, Hodul ise kendini batini ilime vermiş, gündüzleri Karadağda hayvanların bakımıyla uğraşır, geceleri ise zahiri ilimle uğraşan bir erenmiş.

Hodul, yazları devamlı Karadağdan kar getirir ve bu karı abisinin ayakkabıcı dükkanına mangalın tam üzerindeki duvara asarmış. Hodulun getirdiği bu kar hiç erimez imiş. Dükkana gelen kişiler bu kardan yazın devamlı yermiş. Bir gün çok güzel bir kadın kunduracının dükkanına ayakkabı ölçüsü aldırmaya gelir. O sırada dükkanda Hodul’da vardır.Ağabeyi kadının ayak ölçülerini alırken Hodulun gözleri kadının, o beyaz topuklarına doğru kayıverir. Hodul, kadının  tenini istemeyerekte olsa görmüştü.

Tam bu sırada yazın o erimeyen kar birdenbire erimeye başlar. Ayakkabı ölçüsü alan ağabeyi Hodula dönerekten “ Hodul, Hodul kalbini bozdun düzelt“ der. Arkasından  “Karadağda dervişlik yapmak Karaman’da dervişlik yapmaya benzemez. Halka karışacaksın, hak ile olacan evla olan budur“ diye nasihat verir. Hodul, bu olaydan sonra  ağlayarak ve mahçup bir şekilde Karadağın yolunu tutar ve bir daha Karamana hiç inmez. Karadağda yaşamına devam eder ve burada ölür. Böylelikle Hodul evliyaların içine karışır ve Hodulbaba diye anılmaya başlar.

Efsane Gönder


Yayınlanmasını İstediğiniz Efsanelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz.

[contact-form-7 id=”663″ title=”iletisim_copy”]